Вопрос кадию

Ваше имя*

Ваш e-mail*

Текст сообщения*

captcha

×

«Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı.

Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür.

Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür.

Allah bilir, siz bilmezsiniz».(el-Bakara,216)

  • Muhakkak ki ben, senin bir nasihatçinim; öyleyse dünyevî ve uhrevî hayatını yitirmeden evvel beni dinle!

    İnan bana ey İslam, cihad ve ribat üzere kardeşim olan! Gerçekten de ben senin nasihatçinim ve senin için endişeleniyorum. Seninle birlikte Allah düşmanlarına karşı mücadelede bulunduk ve her birimiz de kardeşinden önce bu yolda öldürülmeyi diliyordu.

    Ancak… Senin başına gelecek ve hem dünyanı hem de ahiretini harap edecek bir felaketten korkuyorum. Bu nedir bilir misin? Bu, Allah’ın bir had olmaksızın yasakladığı öldürmedir.

    Bu ne büyük bir günahtır!

    Bununla Allah’ın huzuruna çıkacak bir adam ne de bedbahttır!

    Muhtemelen sizleri mazur görecek birileri mutlaka vardır. Senin mücahid kardeşin, birinin yada diğerinin rızası için savaştı. Ve ilk bakışta sebep sana doğru gelecektir.

    Ve mümkündür ki; “Falanca bana şu ve bu konularda fetva verdi” diyeceksin.

    Fakat ben sana Rasulullah (s.a.s.)’ın sözünü hatırlatırım: “Sana fetva verseler de yine kalbine danış!”

    Fetvalar, Allah’ın huzurunda sizi kendinizi savunmaya yetmeyecektir.

    Zaten bugün hiç kimse, fetvasız kan dökmüyor. Sapkın Hariciler bile… Hatta rejim askerleri bile katliamları için fetva alıyor. Yine Sisî’nin askerleri de aynı şekilde…

    İnan bana ey sevgili kardeşim: Bu mazeretler, insanı Allah karşısında korumayacaktır.

    Rasulullah(s.a.s.)’ın sevgili dostu Usame (Radıyallahu anh), savaşta Kelime-i Şehadet getiren bir düşmanı öldürmüştü. Dikkat et, kafirlere karşı birlikte savaştığı bir mücahidi değil o anda diliyle şehadet getiren bir kafiri öldürmüştü. Mazereti de oldukça kuvvetliydi, ki hasmı sıcak savaş anında ve kafirler topluluğuyla birlikte Müslümanlara karşı savaşıyordu.

    Mümkündür ki kafirin Kelime-i Şehadet getirmesi, hakikaten de can korkusundan kaynaklanıyordu. Ancak onun bu mazereti, Rasulullah(s.a.s.)’a karşı bir fayda sağlamadı ve O(s.a.s.), Usame’ye kızarak şu ruhunu daraltan sözleri söyledi:

    “Kıyamet gününde ‘La İlahe İllallah’a karşı ne yapacaksın?”

    Biladu’ş-Şam’da ve diğer beldelerde eli mücahid kanına bulaşmış kişiye ne yazık! Ki o, bu dünyasını ve ahiretini tehlikeye atacak ne büyük bir fitneye kapılmıştır.

    Kendisi kimseyi öldürmemiş olsa bile bu çatışmalara katılmış olması kafidir. «Muhakkak ki melekler, kardeşine silah doğrultan kimseye gece gündüz lanet ederler.»

    Kendisi bizatihi kimseyi öldürmese dahi sözleriyle bu fitneyi kışkırtanlara ne de yazık! «Yarım kelimeyle dahi bir Müslümanın katline yardım eden kimse, Allah’ın huzuruna O(c.c.)’nun rahmetinden ümitsiz şekilde gelecektir.»

    Yazık ki ne yazık o, Müslüman kardeşlerine karşı savaşmada önderlik eden kimseye! Ona hem kendi günahı, hem de kendisini takip eden bedbahtların günahı yüklenecektir.

    Sen kendi kanınla yazdığın risalelerinde şunları söylerken ne de haklıydın ey Şeyh Atiyyetullah el-Libî, Allah seni cennetinde mükafatlandırsın: “Mü’minlerin nefsinin kutsiyetini ve Müslüman kanının haramlığını anlamak için Rasulullah (s.a.v.)’ın şu sözü kâfîdir: «Bu dünyanın toptan yok edilmesi, Allah katında bir Müslümanın haksız yere öldürülmesinden evlâdır». O halde bırakın bu dünya yıkılsın, örgütlerimiz ve projelerimiz yok olsun, yeter ki bizler ellerimizde Müslüman kanıyla Allah’ın huzuruna çıkmayalım!”

    Allah’a yemin ederim ki; uzun bir süredir hayretler içinde düşünüyorum, acaba şu muazzam ayeti okuyan mücahidlere karşı savaşmak hiç mantıklı bir şey olabilir mi? Veya sadece destek konvoylarına katılmak?!

    «Kim de bir mü’mini kasden öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazâb etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azâb hazırlamıştır».(Nisâ,93)

    Değerli kardeşlerim; sizden isteğim, Aziz ve Celil olanın huzuruna çıktığımızda sorumluluğumun kalmaması için bu beyânımı Biladu’ş-Şam’daki ve diğer bölgelerdeki tüm mücahidlere ulaştırmanızdır. Ve yine bu beyânı Twitter, Facebook, Telegram vd.sosyal medya kanallarında paylaşmanızı ricâ ederim.

    Belki de Allah, bunun vesilesiyle Müslümanlara bir fayda verir.

    Doktor Abdullah el-Muheysinî

    VDagestan

    Другие материалы автора Admin_TR:

    Leave a Reply


     
  • VD Online

  • SON YAZILAR

  • POPÜLER YAZILAR

  • Tags

  • Ваше имя*

    Ваш e-mail*

    Текст сообщения*

    captcha