Вопрос кадию

Ваше имя*

Ваш e-mail*

Текст сообщения*

captcha

×

«Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı.

Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür.

Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür.

Allah bilir, siz bilmezsiniz».(el-Bakara,216)

  • kafirov_smallRusya’nın Çeçenya’daki baş hizmetçisi Ramzan Kadirov, yine baş döndürücü bir şekilde “Ümmetin umudu” , “Müslümanların fedaisi” rütbesine yükseldi!

    Hatırlanacağı gibi; Moskova’da ve işgal edilmiş Caharkale’de devlet yetkililerinin talimatıyla mitingler düzenlenmiş, Müslümanları ya “yabancı” ya da “terörist” olarak gördükleri bilinen Kremlin patronlarının gölgesinde sosyal medyada hamasi nutuklar çekilmişti. Nihayet “Müslümanların Fedaisi”nin bu harareti(!), Rus Dış İşleri Sözcüsü Mariya Zaharova tarafından açıklamayla soğutuldu:

    “Myanmar’da Müslümanlara yönelik henüz kanıtlanmamış bazı zulüm iddiaları olmakla birlikte bu ülkeye yönelik herhangi bir baskı,bölgedeki durumun daha da ağırlaşmasına sebep olabilir.” şeklinde konuştu.

    “Myanmar makamlarının şiddetin tırmanmasını önlemek için gereken tüm adımları atacağı,bölgede hukuku ve düzeni yeniden tesis edeceği,sosyo-ekonomik koşulları normale çevireceği ve mültecilerin sorunlarını halledeceği varsayımıyla hareket ediyoruz.”(Beyanın sonu)

    Bu Rus diplomasi lisanını tercüme edersek şöyle anlayabiliriz: “Myanmar Ordusu’nun Müslümanlara yönelik soykırımını destekliyoruz. Kadın ve çocuklar da teröristlerin suç ortağı olarak kabul edilmeli,onlar da diğerleri gibi vurulmalı,kesilmeli ve yakılmalıdır.Kurulan bu yeni düzene karşı gelen herkes ‘Terörist’ olarak kabul edilmeli ve sonuçlarına katlanmalıdır.Bu konunun doğru ve tarafsızca araştırılmasına yönelik çabalar da ‘terörizme destek’ ve aynı zamanda Rusya-Myanmar ilişkilerini zayıflatmaya yönelik eylemler olarak düşünülmelidir.”

    Bu arada Rus-Myanmar ilişkilerine bir göz atalım:2016 yılında Myanmar’a yapılan askeri teçhizat satışı sebebiyle Rusya’nın bütçesine 500 Milyon Dolar girdi.Bu da mevcut koşullarda soykırımı teşvik ve onu BM Güvenlik Konseyi’nin duvarları arasında savunmak için yeterli bir sebep.

    Putin’in emir erlerinin Kremlin himayesindeki ‘Myanmar Müslümanlarını savunma’ mitingleri düzenlemesinin bir diğer nedeni de hiç kuşkusuz veren eli öpmektir.Bu nedenle o hararetli mitingler ve “fedai ordusu gönderme” tehditlerinden yalnızca 2 gün sonra sadece Kadirov değil,mitinglerde ateşli konuşmalar yapan histerik görevlileri de sakinleşti.

    Kendini Putin’in emir eri olarak gören herkes için söylüyorum ki onlar, beyinlerini ipotek altına vermiş olup kendilerine verilen emre göre hareket etmektedirler;

    Kendini Putin’in emir eri sayan herkes, Rus silahlarının Suriye’deki Alevilere ve Myanmar’daki Budistlere verilmesini desteklemek zorundadır.

    Kendini Putin’in emir eri sayan herkes, Suriyeli ve Myanmarlı çocukların parçalanmış,yanmış,doğranmış cesetlerinin fotoğraf ve görüntülerinin “yabancı gizli servislerin” hazırladığı sahte materyaller olduğuna inanmak ve böyle konuşmak zorundadır.

    Kendini Putin’in emir eri sayan herkes, Budist sapıklara veya Esed şebbihalarına karşı gösterilen herhangi bir direniş hareketinin Rusya düşmanları tarafından planlandığına ve onların denetimi altında olduğuna inanmak zorundadır.

    Kendini Putin’in emir eri sayan herkes, kadın ve çocukların aşikar bir şekilde katledilmelerinin de sözcü Zaharova’nın yüksek sesle söylediği gibi; «şiddetin tırmanmasını önlemek ve kamu düzenini sağlamak» olduğuna inanmak zorundadır.

    Bu nedenle, Putin’in Çeçence konuşan emir erlerinin ‘sanatsal yetenekleri’ni takdir edenlerin şüphelerini açıklayabiliriz.Eğer Myanmar hükümetine yapılan 500 milyon dolarlık silah satışı olmasa,ki bu dolarlar onların sahtekarlıklarını ve açgözlülüklerini karşılamak için tahsis olsa bile,o zaman yine meydanlara çıkıp mitingler düzenlerler miydi?

    Dağıstanlı emir erleri de Çeçen mevkidaşlarının bu atılımlarına daha siyasi ve stratejik(!) bir karşılık vermekte gecikmedi. Myanmarlı Müslümanlara yönelik soykırımı kendilerine has klişelerle kınarken,Myanmar ormanlarında gençleri “sahte cihad”a davet eden “yabancı propagandist”ler olabileceğine dair uyarılarda bulunmayı da ihmal etmediler.

    Bir ata sözünde dendiği gibi: «Kara koyundan bari bir tutam yün çıksaydı».

    Gulam Muhammed Dağıstanî

    VDagestan

    Другие материалы автора Admin_TR:

    Leave a Reply


     
  • VD Online

  • SON YAZILAR

  • POPÜLER YAZILAR

  • Tags

  • Ваше имя*

    Ваш e-mail*

    Текст сообщения*

    captcha